Çalışma Grupları TROD Kurslar English

Görüntüleme Teknikleri - Radyasyon Dozu


GÖRÜNTÜLEME TEKNİKLERİ - RADYASYON DOZU

Günümüzde radyolojik görüntüleme teknikleri nedeni ile maruz kalınan radyasyon dozu ile kanser gelişiminin ilişkisini gösteren bir veri bulunmamaktadır. Elimizdeki veriler 1945 yılında gerçekleşen Atom bombası saldırısı sonrası hayatta kalan Japonların uzun dönem takiplerinden gelmektedir. 100.000?den fazla insanın maruz kaldığı radyasyon dozu bombanın merkezinden uzaklık göz önüne alınarak hesaplanmış ve yaklaşık 60 yıllık takipte kanser gelişimi incelenmiştir. Bu verilerin analizinde kanser gelişim riski ile radyasyon dozu arasında doğrusal bir ilişki saptanmıştır. Bireylerin radyasyon hassasiyetinin radyasyona maruz kalınan yaş ile değiştiği ve çocukların kanser riskinin daha fazla olduğu saptanmıştır.

Medikal görüntüleme teknikleri ile oluşan radyasyon Amerika Birleşik Devletleri? nde halkın maruz kaldığı radyasyonun yarısından sorumlu olduğu belirtilmektedir. İngiltere?den 2005 yılında bildirilen raporda ise yıllık radyasyon maruziyetinin yaklaşık 6 da 1?inin radyolojik görüntülemeden kaynaklandığı rapor edilmiştir.

2006 yılında Amerika Birleşik Devletlerindeki halkın maruz kaldığı radyasyonun kaynağına bakıldığında;

- % 50: Doğal (radon gazı, kozmik ışınlar, vb) radyasyon

- % 2 : Mesleki maruziyet

- % 24 : Bilgisayarlı Tomografi uygulamalarından kaynaklanan maruziyet

- % 12 : Nükleer Tıp uygulamaları

- % 7 : Girişimsel radyoloji uygulamaları

- % 5 : Konvansiyonel radyolojik tetkikler (direk grafiler)

Doz-kanser riski ilişkisini tahmin etmeye yönelik farklı modeller oluşturulmuştur. Bu modellerden en fazla kabul göreni ?linear no-treshold? (LNT) modelidir. Bu modelde maruz kalınan radyasyon ne kadar düşük dozda olursa olsun kanser gelişim riski taşıdığı kabul edilmektedir. LNT modeli Hiroshima atom bombasından sonra hayatta kalan populasyonun uzun dönem takip bilgilerinden oluşturulmuştur. Bu populasyona ait veriler kullanılarak düşük dozda radyasyona maruz kalanlar için ileride oluşabilecek kanser riski hesaplanmaktadır.

Radyasyonun dokularda oluşturduğu etki radyobiyolojik etki olarak ifade edilmektedir. Radyasyon maruziyetine bağlı kanser riski hesaplanmasında etkin doz tanımı kullanılmaktadır ve birimi sievert?tir (Sv). Maruz kalınan radyasyonun sievert biçimden hesaplanması farklı görüntüleme teknikleri arasında karşılaştırma yapabilmemize olanak sağlanmaktadır.

Doğal çevreden (radon gazı ve kozmik ışınlar nedeni ile) maruz kaldığımız etkin doz yıllık 3 mSv (mili sievert) civarındadır.7 saatlik bir uçak yolculuğunda ise 0.02 mSv dozunda radyasyona maruz kalınır. Aşağıdaki tabloda en sık kullanılan görüntüleme tetkiklerinde verilen etkin dozlar ortalama bir yetişkin için hesaplanmıştır ve kişiye bağlı olarak bu doz yaklaşık 10 katına kadar değişebilir (hastanın yaşı, kilosu, cinsiyeti gibi faktörler nedeni ile).

Ortalama etkin doz (mSv)

Tüm vücut BT

12

Ön-arka akciğer grafisi

0,02

Ön-arka ve yan akciğer grafisi

0,1

Akciğer BT

8

Pelvik BT

6

Abdomen BT

14

Takip edilen Japon popülasyonunun yaklaşık üçte biri düşük doz radyasyona maruz kaldığı için bu verilerin BT gibi görüntüleme tetkiklerinden kaynaklanan radyasyon maruziyeti ve kanser gelişme riskinin öngörülmesi için kullanılabileceği bazı çevrelerce kabul edilirken radyolojik tetkikler ya da mamografi sırasında maruz kalınan radyasyon dozu çok düşük olduğu için bu gibi tetkiklere bağlı kanser riski hesaplamalarında daha fazla belirsizlik hakimdir.

?Biological Effects of Ionizing Radiotion? (BEIR) 2006 yılında yayınlanan VII. raporunda 10 mSv radyasyon maruziyeti sonrası ömür boyu kanser geliştirme riskinin 1000?de 1 olduğu bildirilmektedir. Tek bir görüntüleme tekniğinde maruz kalınan radyasyonun radyobiyolojik etkisi büyük olasılıkla çok az iken, sık ve tekrarlanan tetkiklerin kümülatif etkisi bir halk sağlığı sorunudur. Dokular hücrelerin çoğalma hızı ve hücre farklılaşma oranlarına göre radyasyon duyarlılıkları açısından birbirinden farklıdır. Kemik iliği kan, testis, yumurtalık hücreli radyasyonun etkilerine çok duyarlı iken beyin ve kaslar ve radyasyona dirençlidir. Radyasyona bağlı dokularda gözlenebilecek kronik hasar riski maruz kalınan toplam radyasyon dozu, genetik özellikler gibi pek çok faktörden etkilenmektedir.

American Society of Radiologic Technologists sayfasında online bir radyasyon risk hesaplama sistemi mevcuttur ( www.xrayrisk.com/calculator/calculator.php). Düşükte olsa radyasyon maruziyeti ile sonçlanan her tetkik kanser riskinde artışa sebep olmaktadır. Bu nedenle tanı ve takipte istenilen her tetkikin bir temeli olmalı ve takiplerde sık sık değil gerektikçe tetkik uygulanmalıdır.

Site Haritası | Yardım ve Servis | Kanuni Uyarı | Asistan Karnesi
© Tüm hakları Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği'ne aittir, izinsiz alıntı yapılamaz.

AstraZeneca'nın koşulsuz eğitim desteğiyle hazırlanmıştır.