Çalışma Grupları TROD Kurslar English

Radyasyon Kazaları


RADYASYON KAZALARI

Birçok hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılan radyasyon, alınan tüm önlemlere rağmen, nadiren radyasyon kazalarına neden olmaktadır. Klinik dışı radyasyon kazaları nükleer santral kazaları, kaynak kaybolması ve yanlış kullanılmasını içermektedir.

Dünyadaki nükleer kazalar kazanın meydana geldiği bölge ile anılmakta olup sırasıyla

Kyshtym (1957 - Eski Sovyetler Birliği), Windscale Yakıt Üretim Tesisi Kazası (1957 - İngiltere), Three Mile Island Nükleer Santral Kazası (1979 - ABD), Çernobil Nükleer Santral Kazası (1986 - Eski Sovyetler Birliği) , Tokaimura Yakıt Çevrim Tesisi Kazası (1999 - Japonya), Wolsung Nükleer Reaktör Sızıntısı (Güney Kore) ve Fukushima Nükleer Santral Kazası (2011 - Japonya) ?dır.

Ülkemize yakın bir bölgede gerçekleşen Çernobil nükleer santral kazası 1986 yılında ciddi miktarda reaktör içeriğinin çevreye yayılması sonucu meydana gelmiştir. Kazaya müdahale eden 134 kişide (itfaiyeciler ve işçiler) akut radyasyon sendromu (ARS) gelişmiş olup, yüksek dozda g-maruziyeti (2.2-16 Gy) ve b-yayılımı sonucunda cilt yanıkları gelişmiş ve 28 ölüm gözlenmiştir. Genel halk arasında hiçbir ARS vakası rapor edilmemiştir. Çernobil nükleer kazasının ülkemize etkileri sağlık görevlileri ve sivil toplum kuruluşları tarafından sorgulanmış olup TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) 2007 yılında yayınladığı raporda, kazadan en çok etkilenen bölge olan Doğu Karadeniz?de halkın yaşam boyu alacakları etkin doz değerinin ortalamasının 4.49 m SV olacağı ve bu dozun tek bir akciğer tomografisinden alınan dozun yarısı civarında olduğunu belirtilmiştir. Bu nedenle Türkiye?de en fazla etkilenen bölgede halkın Çernobil kazası nedeniyle yaşam boyu alacağı dozun düzeyi, halk için izin verilen tek yıllık değeri aşmamaktadır.

Ülkemizde gerçekleşen tek nükleer kaza 1998 yılında olan İkitelli kazasıdır. Yüksek derecede radyoaktif radyasyon kaynağının kaybı neticesinde meydana gelmiştir. Hastanelerden kobalt 60 kaynaklarını toplayan bir firma 2 adet kobalt 60 kaynağını bir depoya yerleştirmiş ancak deponun el değiştirmesi ile depodaki malzemeler hurda olarak satılmıştır. Bu iki kabı satın alan kişiler kapları açıp zırhlı konteynerleri parçalayarak kendileriyle birlikte bir kaç kişiyi, farkında olmadan en az bir zırhsız kobalt 60 kaynağından yayılan radyasyona maruz bırakmıştır. ARS bulguları olan kişilerin doktora başvurması sonucunda şüphelenilmiş ve toplam 18 kişiden 10?unun etkilendiği görülmüştür. İkitelli radyasyon kazasında ölüm saptanmamıştır.

Son dönemde meydana gelen bir diğer önemli nükleer santral kazası 2011 yılında Japonya?da gerçekleşen kazadır. Dokuz şiddetinde bir deprem sonucunda oluşan 10-15 metrelik tsunami dalgaları deniz kenarında konumlanmış olan Fukushima Daiichi Nükleer Santralinin elektrik hatları ve dizel jeneratörlerinin kaybına neden olmuştur. Soğutma mekanizmalarının bozulması ile birlikte nükleer santralin ünitelerinde patlamalar olmuş ve radyoaktif sızıntı meydana gelmiştir. Deprem ve tsunami nedeniyle 15.000?den fazla kişi kaybedilmiş, 6000 kişi yaralanmıştır. Nükleer santral çalışanlarında ve o bölgede yaşayan halkta radyasyon kazası nedeniyle erken dönemde ölüm gözlenmediği belirtilmiştir.

Tüm bu kazalar ile ilgili Uluslararası Atom Enerji Kurumunun (IAEA) hazırladığı detaylı raporlara kurumun web sayfasından ulaşılabilir.

Site Haritası | Yardım ve Servis | Kanuni Uyarı | Asistan Karnesi
© Tüm hakları Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği'ne aittir, izinsiz alıntı yapılamaz.

AstraZeneca'nın koşulsuz eğitim desteğiyle hazırlanmıştır.