TROD Kurslar English

Gelecek Dönem Başkanlığı İçin Aday Olacağını Açıklayan Dr. Uğur Selek’in Yazısı


Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği’mizin Saygıdeğer Üyeleri,
 
Sevgili Hocalarım, Meslektaşlarım, Arkadaşlarım,
 
Ülkemiz ve dünyamızın geçmekte olduğu bu sıkıntılı günlerde, olağan genel kurul toplantımızın zamanı ve yeri net olmamakla birlikte, olası tarihin yaklaşmakta olduğunu düşünerek, derneğimizin gelecek dönem başkanlığı seçimi için adaylığımı açıklamak için sizlere ulaşıyorum.
 
Seneler içinde birçoğunuzu yakından tanıma fırsatı buldum, ancak izninizle, adaylığım çerçevesinde kendimi kısaca anlatmak istiyorum. Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesini bitirirken, Amerika Birleşik Devletleri Tıp fakültesi denkliğimi (ECFMG) tamamladım ve ilk tıpta uzmanlık sınavımda, uzmanlık eğitimimi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapmaya hak kazandım. Başta rahmetli Lale Hocamız olmak üzere, üzerimdeki emeği olan Fadıl, Faruk, Murat, Enis, Dilek, Mustafa ve Ferah Hocalarımıza ne kadar teşekkür etsem az olur. 2000 senesinde, uzmanlık eğitimimin üçüncü yazında gözlemci olarak gittiğim Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi’nde bir ayın sonunda Kian Ang ile Adam Garden’ın önerisiyle, program direktörü Alan Pollack ile mülakatımı yaptım ve uzmanlığımı tamamlar tamamlamaz ilk Türk klinik fellow olarak başlayacağım programın kabulümü aldım. 2001 Eylül’de başlayan bir yıllık yoğunluk ayarlı radyoterapi bazlı klinik üst ihtisas programında gösterdiğim başarı ve çalışmam nedeniyle, 1. MD Anderson Radyasyon Onkolojisi Fellow Research ödülünü alırken, aynı zamanda ikinci klinik üst ihtisas yılıma davet edildim. 2001-2003 iki yılda, MD Anderson’da üç boyutludan yoğunluk ayarlıya olan dönüşümün ve spinal ile kraniyal stereotaktik radyocerrahinin evriminin içinde yer alırken, James Cox’tan Ritsuko Komaki’ye, Eric Chang’ten Deborah Kuban’a, Patricia Eifel’dan Adam Garden’a camiamızın yapı taşlarını klinik ve sosyal olarak yakından tanıma ve sağlam dostluklar kurma şansı edindim.
 
Yaşamıma MD Anderson ya da Fox Chase Kanser Merkezi’nde devam etme seçeneklerini gözden geçirirken, rahmetli Lale Hocamızın yuvaya geri dönme çağrısıyla, 2003 sonunda Hacettepe’ye geri döndüm. Amatör bir ruhla yoğun bir klinik rutin içinde çalışırken, güçlü bir bilimsel ortamda akademik olarak olgunlaşmaya çabaladım. James Cox’un 2007 yazında iletişime geçmesi ve MD Anderson Kanser Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölümünün organik uzantısını İstanbul’da açmak için beni yetkilendirmek istemesiyle, 2009 Ocak ayında Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi Radyasyon Onkolojisi öğretim üyeliğine atandım ve üzülerek de olsa Hacettepe’den ayrıldım. Tekniker, hemşire ve uzman medikal fizik mühendislerimizden oluşan ekip üyelerimizi Houston ana kampüste en az üç ay klinik eğitimlerini tamamlayarak sertifikalandırmam ve İstanbul Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesinde aynı teknik altyapı ve donanımı kurmamız sonrasında, Teksas Üniversitesi MD Anderson İstanbul Radyasyon Onkolojisi Merkezi’mizi Ocak 2010’da açtım; ilk hastamızdan itibaren de Houston’daki meslektaşlarımızla sadece mekan farkı ile aynı protokol, donanım ve kabul kriterleriyle, online hakemlik kefillik pratiğimizi uyguluyor, Fellow’luğunu tamamlayarak bana katılan sevgili arkadaşım Yasemin Bölükbaşı’nın desteği ile de bu yapılaşmayı, Amerika’da diğer kurulan yerlere örnek olarak sürdürüyoruz. Ayrıca, Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurulmasıyla 2012’de Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi olarak atanmamı takiben, temel atılmasından ciddi bir altyapı ve donanımla hizmet verir hale gelmesini yaşadığım, Koç Üniversitesi Hastanemiz Radyasyon Onkolojisi Bölümünün ve sonrasında Ana Bilim Dalı’mızın hayata geçirilmesi görevimi kurucu bölüm başkanı olarak yüz akıyla tamamladım. Akademik olarak halen hem Koç Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı hem de Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi Radyasyon Onkolojisi Bölümü profesör kadrosunda bulunuyorum.
 
Derneğimizin bugüne kadar verdiği, birçok komisyon ve çalışma grubu başkanlığı görevlerini, genç üyelerimizin bilgi birikim ve deneyimlerini artırmaya dönük organizasyon, kurs ve konuşmaları proaktif bir yaklaşımla iyi bir şekilde yerine getirdiğime inanıyorum. Bununla birlikte iki dönem (2015- 2018) derneğimizin genel sekreterliğini yaparak, dernek faaliyetlerimizin altyapısını, potansiyel avantaj ve dezavantajlarımızı görme imkanına kavuştum. Tamamen gönüllülük esası üzerinden yürütülen faaliyetlerin organizasyonu ve gerçekleştirilmesi için harcanan eforun yakın şahidiyim. Bu deneyimime ek olarak, 2015-2018 yılları arasında Türk Akciğer Kanseri Derneği’nin iki dönem genel sekreterliğini yaptığımı ve diğer disiplinlerle çalışırken kendi branşımızın haklarını gözetmek ve ortak çalışma zemini dengesini kurmanın önemini pekiştirdiğimi söylemeliyim. Bu arada, “Best of ASTRO” ASTRO gündeminde hiç yokken, lisanslı olarak yapmak için başvurduğumu, ASTRO yönetiminin de zaman içinde bu toplantıya ikna olmasıyla pilot ülke olarak 2014 “Best of ASTRO” yu organize etme hakkı kazandığımda, bunun ancak derneğimizle var olması gerektiği ortak kararı aldığımızı ve hep birlikte bilimsel bir şölen havasında bu yıla kadar kesintisiz devam edebilmemizin bana büyük bir mutluluk verdiğini bilmenizi istiyorum.
 
MD Anderson’da üst ihtisasım sırasında 2002 yılında bir poster sunumu ile adım attığım ASTRO’da, bildiri hakemliği, panelistlik, moderatörlük, son dört yılda önerisinden organizasyonuna panel başkanı ve moderatörü olduğum paneller gibi birçok önemli görev yapmamın yanısıra, 2014 yılında “ASTRO International Education Subcommittee” üyesi olduğumu, bu kurulda 2017-2018’de “International Liason Workgroup” başkan yardımcısı ve 2018-2019'da başkan olduğumu ifade etmek istiyorum. 2019 yılında da birlikte sevindiğimiz “Fellow of ASTRO” ünvanımı almamın, azmimin, çalışmamın ve sizleri ASTRO’da ve uluslararası arenada hakkıyla temsil etmemin sonucu olduğunu düşünüyorum. Yurt dışı faaliyetlerim içimde önemsediklerim arasına, Ekim 2017’de “IAEA Technical Cooperation Expert” görevimle, bir hafta süreyle Brezilya Sao Paulo Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi Bölümünde, Stereotaktik Beden Radyoterapi teknik ve uygulamalı pratik saha eğitimini gerçekleştirdiğimi de eklemem gerektiğini düşünüyorum.
 
Bugüne değin basılmış 6 uluslararası kitap editörlüğüm, 40’ın üzerinde uluslararası bölüm yazarlığım, yayınlarıma 1500’ün üzerinde atıfım (h index = Web Of Science: 21, Google Scholar: 25), dernek dergimizde yardımcı editörlüğüm ve uluslararası dergilerde hakemlik görevlerim bulunuyor. Öğrenmenin bir doygunluk noktası olmayacağını bilinciyle, klinikle iç içe bir bilimsel ve akademik çabaya inanıyorum. Öğrenme hevesi ve disiplini konusunda çok şey öğrendiğim ve birlikte çalışırken hala öğrenmeye devam ettiğim sevgili kardeşlerim Erkan Topkan ve Gökhan Özyiğit’e de sonsuz teşekkür ediyorum.
 
Geleceğe dönük görüşlerimi kısaca paylaşmak istiyorum:
 
1. Branşımızda kadın meslektaşlarımızın sayısının artmasını sevindirici bulurken, iki kız çocuğu babası olarak, bu artışa paralel şekilde etkinliklerinin ve görünürlüklerinin artmasını da özellikle destekliyorum.
 
2. "Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin mali ve hukuki sorumluluk" konusunun önümüzdeki yıllarda hem devlet hem özel kurumlarda ciddi bir sorun olmaya başlayacağını ön görüyorum, bu nedenle dernek olarak hem yetkin bir adli tıp doktoru hem de konuya zaman ve insan gücü ayırabilecek etkin bir hukuk firması ile görüşülmesi, sürekli danışmanlık alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu yolla elde edeceğimiz danışmanlıktan, çalıştığımız kurumların ve bizlerin bireysel olarak yararlanması, derneğimizin koruyucu hekimlik kapsamında üyelerine katkısı olacaktır. Mevcut hukuksal değişiklikleri izleyerek, üyelerimizin aleyhine olabilecek konularda proaktif olmayı sağlayabiliriz. Yine bu doğrultuda tüm radyasyon onkolojisi merkezlerinde uygulanabilir formatta, tedavi alanına değil, yaptığımız tedaviye özel, işleme özel onam formlarının da dernek yoluyla standartlaştırılarak kullanılabileceğini düşünüyorum.
 
3. Derneğimize ait bir sanal görüntü ve sesli konuşma platform hesabının açılması gerektiğini ve sanal toplantı düzenlemek isteyen üyelerimizin de kontrollü olarak bu hesabı kullanabilmesinin sağlanabileceğine inanıyorum.
 
4. Birçok üyemiz ve yönetim kurulu üyelerinin, ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin, yalnızca kongrelerde görüşebildiğini, hâl hatır sorulmasının ötesinde üyelerimizin derneği ilgilendirebilecek konuları ve sorunları yeterince paylaşamadığını düşünüyorum; paylaşılamayan konuların da büyüyen ve ayrıştıran problemler olarak karşımıza çıkmadan konuşulmasının gerektiği kanaatindeyim. Bu çerçevede, dernek yönetim kurulunun belli bir sıra ve tekrarlanan aralıklarla, tüm mevcut radyasyon onkolojisi bölümleriyle görüntülü sanal bir platformda görüşmesinin yolunu açmayı planlıyorum.
 
5. Multidisipliner çalışma hayatımızda, endikasyonlarımız ile kişiselleştirilmiş önerilerimizi aktarmamız ve branşımızın görünürlüğünü arttırmamız için daha aktif olmak ve fikirlerimiz kanıta dayalı sunabilmek çok önem kazanmaktadır. Bilgi eksikliğinden çok, kendini ifade etmek için yeterli imkân olmamasına bağlı çekingenlik, iletişim ve deneyim eksikliği, branşımızın geleceği olan genç arkadaşlarımızın hak ettikleri görünürlüğü azaltmaktadır. Bu doğrultuda, derneğin denetiminde planlanacak sık aralıklı bir takvimle, asistanlarımız ve ilk 5 yılındaki uzmanlarımızın sanal bir platform üzerinden “makale saati” benzeri bir formatla seçilmiş makaleleri sunacakları, yönlendirilmiş bir tartışma ortamında bilgi tazeleyecekleri bir girişimin önemli olduğuna inanıyorum.
 
6. Derneğin çalışma grupları altında moderasyonunu organize edebileceği ve isteyen üyelerimizin zor olgularının endikasyon ve planlarını tedavisi öncesinde ya da sırasında sunabilecekleri ve diğer meslektaşlarının önerilerini alabilecekleri bir sanal toplantı kurgulanabileceğini ön görüyorum.
 
7. Radyasyon onkolojisi uzmanlık programlarına başlamış asistan doktorların, farklı uygulama ve yaklaşımları görebilmesi için, derneğin inisiyatifinde olacak şekilde, asistanlıklarının 2. ve 4. senelerinde başka bir klinikte misafir olabilecekleri bir ya da iki haftalık gözlemciliklerin hukuksal ve finansal yanını planlamak ve belli kriterler içinde finansmanına yardımcı olmak gerektiğini düşünüyorum.
 
8. Derneğimizin isteyen radyasyon onkolojisi bölümleri için tedavide gerçekleştirmek istedikleri modernizasyonlar için gereklilikleri ve eksiklikleri yerinde değerlendirip önerilerde bulunabilecek doktor, tıbbi fizik mühendisi ve uzman tekniker görüşü sunabilecek bir alt yapı çalışması yapabileceğine; bu girişimin aynı zamanda mevcut kalite kontrol basamakları ve raporlanması için de oluşturulabileceğine inanıyorum.
 
9. Online radyobiyoloji ve radyofizik kursları yanında, bu konularda ufuk açacak konu ve konuşmacıların, dernek aracılığıyla belirli aralıklarla sanal görüntü ve sesli konuşma platformu üzerinden paylaşılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
 
10. Ülkemizin, Kurumlarımızın ve bizlerin uluslararası akademik temsil gücünü yükseltebilmemiz için radyasyon onkologları olarak yayın çıtamızı yükseltmemiz ve yüksek atıflı dergilerde yayın sayılarımızı arttırmamız, bunu başaran meslektaşlarımızı da desteklememiz gerektiğine inanıyorum. Şimdi uygulanan az sayıda makaleye kongre dönemlerinde ödül konularak destek vermek yerine, belli kriterler koyarak olabildiğince fazla sayıda makaleye desteğin özendirici ve yapılan masrafları karşılamayı rahatlatıcı sınırlarda olması gerektiğine inanıyorum.
 
11. Yine yayın özelinde, akademik dil kullanımı konusunda üyelerimizin yaşadığı güçlüğü gören biri olarak, makalelerin profesyonel dil düzeltilmesi ve benzeri hizmetlerine yardımcı olabilmek için, bu hizmetin sağlanabileceği kanallara dernek olarak yardımcı olunabileceğini, tek kanaldan gidildiğinde indirimli oranların olabileceğini dile getirmek istiyorum.
 
12. Radyasyon onkolojisi çalışmaları için etik kurul başvurularını kolaylaştırabilecek, ulusal ve uluslararası çalışmalarda yer alabileceğimiz olası çalışmaları tarayabilecek bir alt kurul olmasının cesaretlendirici olacağına inanıyorum.
 
13. Derneğimizin ikili ilişkilerde ESTRO ve ASTRO ile sınırlı kalmaması, Avrupa ve Asya’da tek tek ülkelerin (örneğin İtalya, Fransa, İspanya, Rusya, Hindistan, Pakistan, Çin vb.) radyasyon onkolojisi dernekleri ile ikili ilişkilerin hızlıca kurularak, karşılıklı etkileşimin arttırılması, bilimsel iş birliği yollarının aranmasının önemli olacağını düşünüyorum.
 
14. Hem ulusal multidisipliner hem uluslararası branş ve multidisipliner derneklerde etkin olabilmemiz ve görünürlüğümüzün artması için üyelerimizin bu derneklerde temsil sayısını arttırmamız gerekmektedir. Örneğin ESTRO’da daha baskın olabilmek, üyelerimize kurullarında daha fazla görev alabilmek, yurt dışı kurslarını ülkemize getirecek payı yükseltmek için oy potansiyelimizin gözle görülebilir olması esastır. Bunu sağlayabilmek için derneğimizin özellikle asistan ve ilk üç senesindeki uzmanlara ESTRO vb üyelikler konusunda nasıl yardımcı olabileceğini planlaması gerekmektedir.
 
Asistanlığımızın ilk gününden, uzmanlık hayatımızın ilerleyen dönemlerine kadar branşımızdaki çok yoğun usta çırak ilişkisinin, ülkemiz genelinde sayımızın az olması nedeniyle aramızdaki iletişimin ve tanınırlığın, birlikte hareket edebilme kabiliyetimizin, meslektaşlarımız arasındaki karşılıklı sevgi, saygı ve ahde vefanın camiamızı birçok dal ve yan dal uzmanlığından farklı ve özel bir yere konumlandırdığını düşünüyorum. Tek branş derneği olarak devam edebilmemizin büyük şans olduğuna inanarak, branş haklarımız doğrultusunda sesimizi daha etkin ve fazla duyurabilmek için birlikte ve zamanında hareket refleksimizi güçlendirmek gerektiğini, bunun da yolunun daha fazla iletişimden geçtiğini ifade etmek istiyorum. Şu ana kadar TROD yönetiminde bulunan tüm hocalarımıza da, devamlılığın esas olduğu bu bayrak yarışında ellerinden geleni yaparak derneğimizi ilerlettikleri ve hep daha yükseğe sıçramayı savundukları için çok teşekkür ediyorum.
 
Hacettepe’de ve MD Anderson Kanser Merkezi’nde edindiğim bilgi birikimime, önemli bir özel hastanede uluslararası hesap verebilirliği olan tam teşekküllü bir bölümü kurup yönetmek ve buna ek olarak yeni bir üniversite kliniğini aynı yüksek standartlarda hizmet edebilecek şekilde hayata geçirmemle kazandığım deneyimi eklediğimi, aktif bir klinisyen olmam yanında akademisyenliği ihmal etmeden sürdürme çabamı, derneğimizde ve ulusal & uluslararası derneklerde aldığım görevleri, camiamızın ve branşımızın temsil gücünü arttırmak konusundaki inancımı, sizlerle birlikte olduğumda içimde uyanan heyecan ve mutluluğun karşılıklı olduğuna ve ortak hedeflerimiz için her zaman vereceğinizi düşündüğüm desteğe güvenerek, adaylığımı sizlerin takdir ve onayına sunuyorum.
 
Sevgi ve saygılarımla,

Dr. Uğur Selek 

Site Haritası | Yardım ve Servis | Kanuni Uyarı | Asistan Karnesi
© Tüm hakları Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği'ne aittir, izinsiz alıntı yapılamaz.