Başlık : AKCİĞER KANSERİ VE AKCİĞERE YÖNELTİLMİŞ RADYASYONUN SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ ÜZERİNE ERKEN VE ORTA ZAMANDA ETKİLERİ
Yazarlar : Hasan Cem Mısırlıoğlu
Kurumlar : S.B. NUMUNE HASTANESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ KLİNİĞİ
Yıl : 1990
Anahtar Kelimeler :
Özet : Günümüzün en büyük sağlık problemi olan akciğer kanseri önemini her geçen gün daha da artırmaktadır. Bu problemi çözmek için bir çok çalışma, araştırma yapılmış, henüz istenilen düzeye yaklaşılamamıştır.

Akciğer kanseri tedavisinde çok büyük rol oynayan radyoterapi son yıllarda teknolojik gelişmeye paralel olarak gelişmiş, bir çok malign hastalıkta tek başına ya da kombine olarak kullanılıp kürabilite oranında anlamlı farklılıklar oluşturmuşken, akciğer kanserinde bu sınırlı kalmıştır.

Akciğer kanseri oldukça agresif seyreder. Hastanın ömrü sınırlıdır. En iyi şartlarda 5 yıllık yaşam %25 dir. Hastanın bu sınırlı ömrü boyunca tedavide de çok dikkatli olup, yeni problemler oluşturmamak için, tüm dünyada bir taraftan da mevcut tedavilerin yan etkilerini en aza indirecek çözümler bulunmaya çalışılmaktadır.

Akciğer kanseri oluşumunda sigaranın etkenliği bu çalışmada da çarpıcı olarak gözükmektedir. Sigara içen 50 yaşın üstündeki erkek hastalarda nonspesifik belirtilerde bile uyanık olunmalıdır. Bu, ilk başvuru süresinin kısalmasını ve tedavide erken, etkin önlemlerin alınmasını sağlayacak ilk kriterdir.

Radyoterapi akciğer çeşitli faktörlere bağlı olarak çeşitli derecede hasarlar oluşturabilmektedir. Bunları bir dereceye kadar akciğer grafilerinden tesbit edebilsekte, solunum fonksiyon testleri daha anlamlı kriterler vermektedir.

Radyoterapinin ilk aylarda akciğer oluşturduğu histopatolojik değişiklikler, akciğer grafilerinde olduğu gibi keza solunum fonksiyon testleriyle de belirlenemez (pnömonitis olmadığı sürece). Bunu izleyen aylarda (4-6 ay) akciğer grafilerinde fibrozise gidişi tam belirlenemezken akciğerde volüm ve komplians azalmasını gösteren bir parametre olan vital kapasite (veya zorlu vital kapasite) değerinin düşmesi, bizi daha erken uyarabilmektedir. Bunun yanı sıra FEV1, FEV1/FUC, MMFR de obstrüktif ve restriftif durumları gösterici parametreler olarak takipte önemlidir.

Sonuç olarak solunum fonksiyon testlerinin akciğer kanserinde gerek tedavi endikasyonu konmasında gerekse de takipte, oldukça önemli bir kriter olduğunu söyleyebiliriz.